Hikayeler

Sadeddin Köpek Kimdir ? Hikayesi Ne ?

Sadeddin Köpek;  Anadolu Selçuklu Devleti’nde vezirlik ve baş mimarlık yapmıştır. II. Gıyaseddin Keyhüsrev  ve babası I. Alaeddin Keykubad  dönemlerinde görev yapan Sadeddin Köpek, devlet yönetimi konusunda büyük söz sahibi olmuştur.

Maliki mezhebinde Köpek manen temiz olduğundan ayrıcalıklı bir hayvandır. Bu isim muhtemelen bu sebeple alınmıştır ya da “Kupeg” ifadesi zamanla “Köpek” şeklini aldığı için…

Sadeddin Köpek; I. Alaeddin Keykubad 1237 yılında öldüğünde, I.Alaeddin’in oğullarının taht kavgasına tutuşması sırasında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in tarafında yer aldı.

Bu sırada Köpek, II.Gıyaseddin Keyhüsrev’in kardeşlerinden ikisini ve annesini boğdurttu. Daha sonra Keyhüsrev’in kardeşine taraf oldukları gerekçesiyle Harzemşahlar’ın Anadolu’ya yerleşmiş bazı liderlerini hapsettirdi.  Selçuklular, Anadolu’daki bu komutanların ortadan kaldırılması ile Moğol istilasında Moğollara karşı zayıflamışlardır.

Selçuklularda büyük söz sahibi Saadeddin Köpek’in daha fazla güçlenmesinden korkan II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Köpek’i 1239 senesinde öldürttü. Mezarı Konya’nın Ilgın ilçesindedir.

Sadeddin Köpek’in Konya ve Aksaray vilayetleri arasında 1235-1236 yılları arasında inşa ettirdiği Zazadin Hanı günümüzde büyük ölçüde varlığını korumaktadır.
Anadolu Selçuklu devletinin veziri.  Sadeddin Köpek uzun senelerce Anadolu Selçuklu ordusunda komutanlık yaptı. Eyyubîler ile Selçuklular arasında Alaettin Keykubat döneminde yapılan savaşta komutanlık yaptı (1226). Köpek, Kubâdâbad Sarayı ve Zazadin Han gibi yapıları yaptırdı ve Alanya (Alaiye) vilayetinin kuruluşu çalışmalarında önemli rol oynadı. Alaettin Keykubat dönemi bitince (1237), İzzettin Kılıç Arslan’a engel olarak tahta II. Gıyasettin Keyhüsrev’in çıkmasını sağladı. Başkomutanlık görevi sırasında kendisine muhalif olanları ortadan kaldırdı. Sumeysat’ı Eyyubîlerin elinden aldı (1238). Selçuk devletinde büyük söz sahibi olan vezir Sadeddin Köpek’in devlet yönetiminde egemen olmasından korkan II. Gıyasettin Keyhüsrev, bir ziyafet esnasında Sadeddin Köpek’i öldürttü.

İlk olarak I. Alaeddin Keykubad, Keykubad dönemi sona erince oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde önemli görevlere getirilmiş olan Sadeddin Köpek devlet yönetiminde büyük söz sahibi olmuştu. Vezir Sadeddin Köpek, I. Alaeddin Keykubad’ın vefatından (1237) sonra evlatları arasında çıkan taht kavgasında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’e destek verdi. Keyhüsrev’in tahta çıkmasını sağlamak için Keyhüsrev’in iki kardeşi ve annesini boğdurttu.  Bu sırada Köpek, II.Gıyaseddin Keyhüsrev’in kardeşlerinden ikisini ve annesini boğdurttu. Daha sonra Keyhüsrev’in kardeşine taraf oldukları gerekçesiyle Harzemşahlar’ın Anadolu’ya yerleşmiş bazı liderlerini hapsettirdi.  Selçuklular, Anadolu’daki bu komutanların ortadan kaldırılması ile Moğol istilasında Moğollara karşı zayıf kalmışlardır.

Sadeddin Köpek; Selçuklu hükümdarlarından Alaaddin Keykubat ve II.Gıyaseddin Keyhüsrevin başveziridir. Türk tarihi kaynakları kendisinden entrikacı ve muhteris biri olarak bahseder, Köpek, mimar ve nakkaştır. 1238 yılında sarayda cinayet ile öldürülmüştür.

Sadettin Köpek Neden Öldürüldü? 

Moğolların Anadolu’ya akınlarının arttığı bir dönemde, Sultan I.Alaeddin Keykubad, Kayseri’de ölür(1237). Keykubat ölmeden önce veliaht olarak küçük oğlu İzzeddin Kılıç Arslan’ı tayin eder, fakat bir zamanların muzaffer komutanı ve dönemin sadık veziri Saadettin Köpek’in desteğiyle Keykubat’ın yerine varisi Kılıç Arslan değil de büyük oğlu 2. Gıyaseddin Keyhüsrev geçirilir. Köpek, Anadolu’da bulunan güçlü emirlerini kullanarak, İzzeddin Kılıç Arslan’ı taht kavgasında rahatlıkla saf dışı bırakılmıştır. Sonrasında Keyhüsrev’in tahta çıkmasında etkili olan Sadeddin Köpek devlet yönetiminin avucunun içinde olduğunu düşünmüştür. Köpek’in asıl amacı Sultan Keyhüsrev’i de saf deışı bırakarak kendisinin sultan olmasıdır. Kendi desteği ile tahta çıkan Keyhüsrev’i çok rahat alt edebileceğini düşünmektedir, fakat  bir sorun vardır o da Köpek’in Selçuklu soyundan olmamasıdır. Bu sorunu ortadan kaldırmak için kendisinin anne tarafından Selçuklu soyundan olduğu söylentisini yaymaya başlar. Durumu fark eden II.Gıyaseddin Keyhüsrev, Sadeddin Köpek’in kendisini alt etmesini beklemeden Sivas subaşısı Hüsamettin Karaca’yı, Köpek’i öldürmekle görevlendirir. Hüsamettin, Köpek’i de davet ettiği bir yemek düzenler, yemek sırasında Karaca’nın adamları Köpek’i öldürürler. (1239)

Farklı Bir Kaynaktan Sadeddin Köpek

Sultanı istediği gibi yönlendiren Sâdeddin Köpek’ten diğer devlet adamları ve emîrler korkmaktaydı. Hatta bu sırada önemli bir görevde bulunmayan, fakat daha sonraki yıllarda Anadolu Selçuklu Devleti’nin kaderine tesir edecek olan emîr Celâleddin Karatay bu korkuyla görevini bırakıp bir köşeye çekildi. Gücü günden güne artmakla birlikte siyasî ve askerî alanda herhangi bir başarısı bulunmayan Köpek, kendini yüceltecek önemli bir zafer elde etmek amacıyla ordunun başına geçerek Eyyûbîler’in hâkimiyeti altındaki Sümeysât (Samsât) Kalesi’ni kuşattı. Kalenin idaresini elinde bulunduran hıristiyanlar direnecek durumda olmadıklarından uğurlu saydıkları meşhur haçlarına dokunulmaması şartıyla kaleyi teslim ettiler (Zilkade 635 / Haziran-Temmuz 1238). Bu sırada civarda bulunan bazı kaleler de ele geçirildi. Sâdeddin Köpek, sefer dönüşü eski emîrlerden Hüsâmeddin Kaymerî’yi işlemediği bir suçla itham ederek Malatya’da tutuklatıp mallarına el koydu. Sümeysât’ın ele geçirilmesinin ardından nüfuzu bir kat daha artan Köpek, başarılı bir kumandan ve tecrübeli bir devlet adamı olan Kemâleddin Kâmyâr’ı Konya yakınlarında Gâvele (Gevele) Kalesi’ne göndererek orada öldürttü. Bu olaydan sonra II. Gıyâseddin Keyhusrev’i de saf dışı bırakıp Selçuklu tahtına oturmanın hesaplarını yapmaya başladı. Ancak bunun için Selçuklu hânedanına mensup olduğunu ispatlaması gerekiyordu. Köpek bu konuda da bir çözüm yolu buldu. Annesi Şehnaz Hatun’un Sultan I. Gıyâseddin Keyhusrev ile gayri meşrû ilişkisi olduğunu, I. Gıyâseddin’den iki aylık hamile iken bir başkasıyla evlendiğini, kendisinin bu nikâhtan yedi ay sonra dünyaya geldiğini, yani I. Gıyâseddin Keyhusrev’in gayri meşrû çocuğu olduğunu iddia etti. Öte yandan devletin kötü gidişinden sultanı sorumlu tuttu ve onun Abbâsî halifelerinin sancağını değiştireceği, Abbâsîler’i tanımayacağı söylentisini yaymaya başladı. Bu iddialar sultanın ve halkın tepkisine yol açtı. Sâdeddin Köpek’i bertaraf etmeye karar veren sultan çok güvendiği hassa kölelerinden birini gizlice Sivas Subaşısı Hüsâmeddin Karaca’ya gönderip Sâdeddin Köpek’in ortadan kaldırılmasını emretti. Hüsâmeddin Karaca, Kubâdâbâd Sarayı’n-da bulunan sultanın yanına gitmeden önce Sâdeddin Köpek’e misafir olarak güvenini kazanmaya çalıştı ve kendisine sultanın hizmetine girmek istediğini bildirdi. Sâdeddin nezdinde gittikçe itibarı artan Hüsâmeddin Karaca daha sonra bir ziyafet sırasında Köpek’i öldürmeye çalıştıysa da başaramadı. Ancak bu esnada Emîr-i alem Togan’ın kılıç darbesiyle yaralanan Köpek kendini sultanın şaraphanesine attı; burada şarabdâr ve adamları tarafından öldürüldü. Cesedi demir bir kafes içine konularak Kubâdâbâd Sarayı’nın kale burcuna asıldı (muhtemelen Cemâziyelevvel 636 / Aralık 1238).

Sâdeddin Köpek hakkında geniş bilgi veren İbn Bîbî onun halka iyi davrandığını, mazlumlara yardım edip zalimleri şiddetle cezalandırdığını, özellikle iktâ sahiplerinin çiftçilerden haksız vergi almalarını önlediği için onlar tarafından çok sevildiğini, cömert ve hoşsohbet olduğunu söyler. Köpek’in Hârizmliler’e karşı yanlış politika izlemesi ve çok değerli devlet adamlarını öldürtmesi devletin temellerini sarsmış, bu sebeple Anadolu Selçuklu tarihinde kötü şöhret kazanmış ve uğursuz bir kişi olarak tanınmıştır. Osmanlı tarihçilerinden Müneccimbaşı Ahmed Dede ondan “habis Köpek” diye bahseder, yaratılıştan soysuz, müfsit ve hasetçi bir emîr olduğunu kaydeder. Sâdeddin Köpek’in 633-634 (1236-1237) yıllarında Konya’ya 22 km. uzaklıkta, Aksaray-Konya karayolundan 5 km. içeride Tömek köyü yakınında yaptırdığı kervansaray Zazadin Hanı diye meşhurdur. “Zazadin” ismi Sâdeddin’in halk arasında söylenen bir şeklidir. Bazı araştırmacılar, Arapça kitâbede yer alan “Köpek” kelimesinin “b” ile yazılmasından dolayı ismin Kübek veya Köbek olabileceğini kaydederse de bu durumun Arapça’da “p” harfinin bulunmayışıyla ilgili olduğu açıktır.

PAYLAŞ :

Yazar Hakkında

Mehmet Sami AKBAŞ

Merhaba Ben Mehmet Sami Hoşgeldiniz Teknoloji ve İnternet meraklısıyım Bloğumda her konudan yazı bulabilirsiniz. Aklıma takılan merak ettiğim ne varsa sizinle paylaşmaya çalışıyorum Haydi durma sende bir göz at bilmediklerin vardır...

Yorum Yap