Hikayeler

Surre Alayı

Hayrın ve Ticaretin Birleştiği yol; Surre Alayı

Surre Alayı Nedir, Surre Halayı Ne Demektir

Modern çağın en büyük sorunlarından birini oluşturan ekonomik yardım, tarihin her döneminde yer almıştır. İstanbul merkezli ve ‘Surre Alayı’ denen bir oluşum dünya tarihindeki en büyük ekonomik ve kültürel harekettir.

Kelime olarak surre; para kesesi, para çıkını anlamına gelir. Bizim bahsettiğimiz surre ise Kâbe örtüsünün her yıl birlikte gönderildiği, ayrıca Padişahın Haremeyn’e (Mekke-Medine) gönderdiği para, hediye ve erzakın adıdır. Surre-i Hümayun ya da Surre-i Şahane denilen padişah hediyesi (attiye) bu malzemeler, zengin fakir ayrımı yapılmaksızın bölge halkına dağıtılırdı. Surrenin gönderilmesi nedeniyle yapılan törene ‘Surre Alayı’ denirdi.

İstanbul’un en renkli törenlerinden olan Surre Alayı, Recep ayının on ikinci günü (eğer denizden gönderilecekse Şaban ayının on altıncı günü) Topkapı Sarayının bahçesinde Padişah huzurunda yapılan törenle başlar. Töreni Darüs’saâde Ağası hazırlar ve yönetirdi. Alay, Darüs’saâde Ağası önderliğinde Ortakapı’dan çıkar. Oradan ağa geri dönerken konvoy, Alay Köşkü, Bahçekapısı yoluyla Sirkeci’ye-Kireç İskelesine iner. Burada seher vaktinden itibaren hazır bekletilen gemiye bindirilerek Üsküdar’a geçirilir. 1864’e kadar Topkapı Sarayından yola çıkarılan Surre, o tarihten itibaren Dolmabahçe daha sonra da Yıldız Sarayından çıkarılır olmuştur.

İster Topkapı Sarayından ister Dolmabahçe veya Yıldızdan olsun, konvoy, Üsküdar’a geçtiğinde İbrahim Ağa Çayırında konaklar. Burada sefer eksiklerini tamamlayan ve katılımlarla kalabalıklaşan konvoy, hareket için padişah müsaadesini bekler, izin gelince yola çıkar, hacı adayları da en son Üsküdar Ayrılık Çeşmesinde yakınları ile vedalaşır. Konvoy, kara yoluyla Gebze, İznik, Eskişehir, Akhisar, Konya, Adana, Hama, Halep, Şam üzerinden Medine ve Mekke’ye ulaşırdı.
Mekke-Medine halkının hayatlarının temelini oluşturan Surre, bir yıl boyunca bölge ekonomisini de belirlerdi. İstanbul’dan gönderilen Surre için Mısır’da birçok köy, Padişahlar tarafından satın alınarak bu işe vakfedilmişti. Gönderilen Surre Alayı ile Haremeyn’in zahiı ihtiyacının dışında, Hicaz’a ulaşana kadar bütün medrese, tekke, darüşşifa ve âlimlere madc yardım yapılırdı. Bu amaç için istanbul’da bazı valide sultanlar ve hayırseverler de aynı amaç la vakfiyeler düzenlemişlerdir. Ayrıca İstanbul’dan gönderilen Surre ile Kabe’nin tamiri yapılıp, yeni Kâbe Örtüsü, eskisi ile değiştirilir ve tezyini de gerçekleştirilirdi.

İstanbul’dan Mekke ve Medine’ye kadar gidip gelen Surre, dini anlamlarının yanı sıra siyasi, kültürel ve bilimsel etkinlik sağlama işlevine de sahipti. Âlimlerin çalışmaları, fikir ve düşünce disiplinlerinin şehirler ve büyük coğrafyalar arasında ilişkiler kurmaları yanında haberleşmelerinin oluşmasını sağlardı.
İstanbul’dan yola çıkan ilk Surre, Sultan Yıldırım Bayezid ile başlar ve Yavuz Sultan Selime kadar düzensiz devam eder. Sultan Yavuz’un 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ı almasından ve Mekke Emiri’nin Haremeyn anahtarlarını burada kendisine teslim etmesinden sonra aksatılmadan her yıl gönderilerek sistemleştirilmiştir.

Surre, İslam tarihinde ilk değildi ama en uzun soluklu ve en geniş kapsamlı olarak Osmanlı İstanbul’unda devam ettirilmiştir.
1516’da Merc-i Dâbık Savaşı ile birlikte ilk defa ‘Hâdimü’l Haremeyn’ olarak anılmaya başlayan Osmanlı sultanları düzenli surre göndermeyi 1918’e kadar sürdürür. Ne kadar zorluk içinde olunursa olunsun imparatorluğun hiç bir döneminde bu iş aksatılmazdı. 1915 yılında ise, İstanbul’dan yola çıkarılan Surre Alayı, o yıl Mekke Emiri Şerif Hüseyin Paşanın İngiliz desteğiyle isyan etmiş olması nedeniyle sadece Medine’de dağıtıla bilinmişti.
Miladi 1916 yılında Medine’ye, 1917 ve 1918 tarihlerinde de ancak Şam’a kadar gönderilebilmiştir. İstanbul’dan gönderilen son Surre Alayı Şam’a kadar varabilen Surre Alayı’dır. 1919 yılında, orası da elden çıkınca artık hiç gönderilemez olur. Yine de 1919-1920 ve 1921’de Sultan Vahdeddin (VI. Mehmed Han) Mekke-Medine fakirlerine sadaka gönderip dağıttırır, Surre’nin eskisi gibi devam etmesine irade verir.

Osmanlı İstanbul’unda sistemleşmiş Surre’nin ilk ‘Emin’i ise, Emir Musluhiddin’dir. Gönderilen 200.000 fılori altın ile 7000 irdeb (1 irdep: 800 kilo) zahireyi, kendisine verilen deftere göre Mekke-Medine’de dağıtılmış, atiyye (hediye) alanların padişaha dua etmeleri tavsiye edilmişti.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde, İstanbul’dan gönderilen Surre Alayı görkeminin zirvesine ulaşmıştı. Tarihte İstanbul’dan Surre olarak Kanuni kadar çok miktarda para, hediye ve erzak gönderen bir başka Sultan daha olmamıştır.


PAYLAŞ :

Yazar Hakkında

Mehmet Sami AKBAŞ

Merhaba Ben Mehmet Sami Hoşgeldiniz Teknoloji ve İnternet meraklısıyım Bloğumda her konudan yazı bulabilirsiniz. Aklıma takılan merak ettiğim ne varsa sizinle paylaşmaya çalışıyorum Haydi durma sende bir göz at bilmediklerin vardır...

Yorum Yap